Özel Arama
 
 
Yazar Mesaj   #621  2009-12-18 14:04 GMT  

€€€


Yeni Üye


Mesajlar: 4
Yer:
Ülke:
Meslek:
Yaş:
İslam’da cin:

Cinler, İslam dinine göre, ateşten yaratılmış ve melekler gibi gözle görülmeyen ruhani varlıklardır. İnsanlar gibi yerler, içerler, evlenirler ve çoğalırlar. Erkeklik ve dişilikleri vardır. Fani, yani ölümlüdürler. Fakat insanlardan daha uzun süre yaşadıklarına inanılır. Geleceği ve gaybı bilmezler. Ancak Allah’ın kendilerine bildirdiği kadar bilgiye sahiptirler. Fakat cinler, ruhani varlıklardan olduklarından, insanların görmediği ve bilmediği birçok olayları görür ve bilirler. Cinler de insanlar gibi belli işleri yapmakla sorumludurlar. İslam inancına göre İslam’ın son peygamberi Muhammed(s.a.v) islamı cinlere de anlatmıştır. Bir kısmı kabul ederek müslüman olmuş, bir kısmı ise kabul etmemiştir. Cinlerin, kendileri istemedikleri takdirde, insanların duyu organlarıyla algılanamayacağına inanılır. Ayrıca çeşitli şekillere girebildiklerine, kuvvetli ve hızlı olduklarına inanılır

İslam’da cinler de Allah’a karşı sorumludur, İslam’a inanmak ve ibadet etmek zorundadırlar. Bu nedenle yaşamları sırasında yaptıklarının hesabını insanlar gibi vermek zorundadırlar. Böylece, İslam inancına göre, öldüklerinde, iyi işler yapan ve inanan cinler cennete, kötü işler yapan ve inanmayan cinler ise cehenneme gider.

"Cin taifesi (cinler) 3 kısımdır. Üçte birinin kanatları vardır ve uçarlar. Üçte biri yılanlar ve köpekler sûretindedir. Üçte biri de göçebe olup, insanlarla beraber dolaşırlar."

"Cinnilerin Benden iaşe (yiyecek) istemeleri üzerine Benim yanımda size verecek bir şey yok. Fakat isterseniz, rastladığınız her kemiği taze et ve her gübreyi de hurma yerine yiyiniz." hadîsi ise onların da yiyip-içtiklerini ve genellikle yiyeceklerinin hadîste zikrolunan olduğunu anlatır. Şeytanın da cin taifesinden olduğunu ve onun yiyeceklerinin ise Besmele çekilmeksizin yenen şeyler olduğunu hemen ifade edelim. Yani besmelesiz yenen şeylere şeytan da ortak olmaktadır! Bunun için yemeğin başında unutup da besmele çekmediğimiz ve yemek esnasında bunu hatırladığımız zaman Bismillahi ala evvelihi ve ahirihi demekte çok fayda vardır. O zaman şeytan mel'unu yediklerini geri çıkarır.

Cinlerin ateşten yaratıldığı hususu ise Kur’ân tarafından haber verilmiştir. Tabii ki, Kur’ân, cinlerin içinde mü'min olanların ve olmayanların bulunduğunu da haber vermiştir. Bu hususta Efendimiz aleyhisselâmın da hadîsleri mevcuttur:

"Cinlerin mü'min olanlarına da sevap (ve ahirette mükafat) vardır. Denildi ki: "Sevapları nedir?" Buyurdular ki, onlar A'raf'ta olurlar. Cennet'te olmayacaklar. "A’raf nedir?" diye sorulunca da, Cennet duvarıdır. Orada nehirler akar, ağaç ve meyveler biter, cevabını verdiler."

“Cin gecesinde, Rahman Sûresini cinlere okudum. Sizden iyi karşıladılar. Ve her "Febi eyyi elai Rabbikuma tekezziban (Şu halde Allah'ın hangi âyetini yalanlarsınız?) âyetine geldiğimde: "Haşa, Senin nimetlerinden hiçbirini yalanlamayız. Sana hamd olsun Allahım" dediler."

"Benim huzurumda müslüman olan cinniler ile müşrik olan cinniler müsamahada bulundular. Ve Benden kendilerini iskân etmemi (ikamet edecek yer göstermemi) istediler. Ben de müslüman olanların ma'mur (içinde insanların oturduğu) yerlerde ve müşriklerin de harab (ve oturulmaz) yerlerde ikamet etmelerini emrettim" hadîsi de harabe yerlerin tekin yerler olmadığını bizlere bildirmektedir.

Tabii ki, bu tür kötü cinlerin zararlarından korunmak için de alınacak tedbirler vardır. "Cinlerin azılılarına Bakara süresindeki "Ve ilahüküm ilahün vahidün" âyetinden itibaren 2 âyetin okunması kadar şiddetli gelen (tesir eden ve koruyan) bir şey yoktur" hadîsi de bu tedbirlerden birini haber vermektedir. Bu konuda bir başka hadîs ise şöyledir:

"(Cinlerin zararından korunmak için) De ki; Allah'ın kelime-i tamme'sine -ki o kelimeyi iyi de kötü de tecavüz edemez- yarattığın her şeyin şerrinden Sana sığınırım. Gece gelenin, gündüzün gelenin, göğe çıkanın, gökten inenin şerrinden Allah’a sığınırım, ancak hayırla gelen hariç. Ya Rahman. (Euzü billahil azîm ve bi kelimâtitâmetilleti lâ yücâvizühünne berrün ve lâ facirun min şerri mâ yenzilü minessemâ-i ve min şerri mâ ya’rucu fîhâ ve min şerri mâ zeree fil ardi ve min şerri mâ yahrucu minhâ ve min fitenilleyli vennehâri ve min tavârıkilleyli vennehâri illâ târikan yatruku bi hayrin yâ Rahmân)"

Ağaç diplerine ve topraktaki yarıklara ufak su dökmemek, -bilhassa geceleyin- taş atarken, sıcak su dökerken besmele çekmek de cinlerin zararına karşı alınacak tedbirlerdendir.Cinler konusunda bu kadar âyet ve hadîs-i şerif varid iken, birinin çıkıp da: "Cin min diye bir şey yok. Böyle kocakarı laflarına aldırmayın!" demesi aynı zamanda bu kadar âyet ve hadîsi de inkâr anlamına geleceği için insanı iman çizgisinden saptırır. Dikkat!

Müslüman olarak İslâm'ın haber verdiği her şeye inanmak, İslâm'ın doğru dediği her şeye doğru ve yanlış dediği her şeye de yanlış demekle mükellef olduğumuzu kabul etmek zorundayız. Bunun dışındaki yollar ise gerçek manada İslâm değildir, olamaz da...

Kuranı Kerim’de Cin Suresi dışında cinlerin bahsi geçen sureler: Zariyat. Hicr, İsra, Rahman, Kehf, Ahkaf, Enam, Neml, Sad, Saffat, Sebe, Fussılet, Secde, Araf, Nas.

En’âm Sûresinin 100 . Ayetinde
Bir de cinleri Allah’a bir takım ortaklar yaptılar. Oysa onları o yarattı. Bilgisizce Allah’a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır,
yücedir.

En’âm Sûresinin 112 . Ayetinde
İşte böylece biz her Peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu
yapamazlardı. O halde onları iftiralarıyla baş başa bırak.

En’âm Sûresinin 128 . Ayetinde
Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: “Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız.” Onların insanlardan olan dostları,
“Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık” diyecekler. Allah da diyecek ki: “Allah’ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde
ebedi kalmak üzere duracağınız yer ateştir.” Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

En’âm Sûresinin 130 . Ayetinde
(O gün Allah şöyle diyecektir “Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran peygamberler
gelmedi mi?” Onlar şöyle diyecekler: “Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz.” Dünya hayatı onları aldattı ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.

A’râf Sûresinin 38 . Ayetinde
Allah şöyle der: “Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin.” Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü) yoldaşına lanet eder.
Nihayet hepsi orada toplandığı zaman peşlerinden gidenler, kendilerine öncülük edenler için, “Ey Rabbimiz! Şunlar bizi saptırdılar. Onlara bir kat daha ateş azabı
ver” derler. Allah der ki: “Her biriniz için bir kat daha fazla azap vardır. Fakat bilmiyorsunuz.”

A’râf Sûresinin 179 . Ayetinde
Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını
cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.26

Hûd Sûresinin 118-119 . Ayetinde
Rabbin dileseydi insanları (aynı inanca bağlı) tek bir ümmet yapardı. Fakat Rabbinin merhamet ettikleri müstesna, onlar ihtilafa devam edeceklerdir. Zaten onları
bunun için yarattı. Rabbinin, “Andolsun ki cehennemi hem cinlerden, hem insanlardan (suçlularla) dolduracağım” sözü kesinleşti.10

Hicr Sûresinin 27 . Ayetinde
Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.

İsrâ Sûresinin 88 . Ayetinde
De ki: “Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini getiremezler.”

Kehf Sûresinin 50 . Ayetinde
Hani biz meleklere, “Adem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis’ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz, beni
bırakıp da İblis’i ve neslini, kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Halbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu, zalimler için ne kötü bir bedeldir!

Neml Sûresinin 17 . Ayetinde
Süleyman’ın, cinlerden, insanlardan ve kuşlardan meydana gelen orduları onun önünde toplandı. Hep birlikte düzenli olarak sevk ediliyorlardı.

Neml Sûresinin 39 . Ayetinde
Cinlerden bir ifrit4,”Sen yerinden kalkmadan ben onu sana getiririm ve şüphesiz ben, buna güç yetirecek güvenilir biriyim” dedi.

Secde Sûresinin 13 . Ayetinde
Eğer dileseydik herkese hidayetini verirdik. Fakat benim, “Andolsun, cehennemi hem cinlerden hem de insanlardan dolduracağım” sözüm gerçekleşecektir.3

Sebe’ Sûresinin 12 . Ayetinde
Süleyman’ın emrine de, sabah esişi bir ay, akşam esişi de bir ay(lık yol) olan rüzgarı verdik. Erimiş bakır ocağını da ona sel gibi akıttık. Cinlerden de Rabbinin izniyle
onun önünde çalışanlar vardı. İçlerinden kim bizim emrimizden çıkarsa ona alevli ateş azabını tattırırız.

Sebe’ Sûresinin 13 . Ayetinde
Cinler Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Davûd ailesi şükredin! Kullarımdan şükredenler pek
azdır.

Sebe’ Sûresinin 14 . Ayetinde
Süleyman’ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman’ın cesedi yıkılınca cinler anladılar ki,
eğer gaybı bilmiş olsalardı aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı.


Sebe’ Sûresinin 41 . Ayetinde
(Melekler) derler ki: “Seni eksikliklerden uzak tutarız. Onlar değil, sen bizim dostumuzsun. Hayır, onlar cinlere ibadet ediyorlardı. Onların çoğu cinlere inanıyordu.”


37 - SÂFFÂT SÛRESİ
Mekke döneminde inmiştir. 182 âyettir. Sûre, adını ilk âyette geçen “es-Sâffât” kelimesinden almıştır. Sâffât, sıra sıra dizilenler, saf saf duranlar demektir. Sûrede
başlıca, meleklerden, cinlerden kıyamet ve ahiret olaylarından söz edilmekte; Nûh, İbrahim, İsmail, İshak, Mûsâ, Hârun, İlyas, Lût ve Yûnus peygamberin kıssalarına
yer verilmektedir.

Sâffât Sûresinin 158 . Ayetinde
Allah ile cinler arasında da nesep bağı kurdular. Oysa cinler de kendilerinin Allah’ın huzuruna getirileceklerini bilirler.

Fussilet Sûresinin 25 . Ayetinde
Biz onların başına birtakım arkadaşlar sardık da bu arkadaşlar onlara geçmişlerini ve geleceklerini süslü gösterdiler. Böylece kendilerinden önce gelip geçmiş olan cin
ve insan toplulukları ile ilgili o söz (azap), onlar için de gerçekleşti. Çünkü onlar ziyana uğrayanlardı.

Fussilet Sûresinin 29 . Ayetinde
(Ateşe giren) inkârcılar şöyle derler: “Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi saptıranları bize göster de onları ayaklarımızın altına alalım ki en aşağılıklardan
olsunlar.”

Ahkâf Sûresinin 18 . Ayetinde
İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında o sözün (azabın) gerçekleştiği kimselerdir. Şüphesiz onlar ziyana
uğrayanlardır.

Ahkâf Sûresinin 29 . Ayetinde
Hani Kur’an’ı dinlemek üzere cinlerden bir grubu sana yöneltmiştik. Onlar, onun huzuruna gelince3 birbirlerine, “Susun!” dediler. Kur’an’ın okunması bitince de
uyarıcı olarak kavimlerine döndüler.

Zâriyât Sûresinin 56 . Ayetinde
Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.

Rahmân Sûresinin 15 . Ayetinde
“Cin” i de yalın bir ateşten yarattı.

Rahmân Sûresinin 31 . Ayetinde
Yakında sizi de hesaba çekeceğiz, ey cinler ve insanlar!

Rahmân Sûresinin 33 . Ayetinde
Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Büyük bir güç olmadıkça geçip gidemezsiniz.

Rahmân Sûresinin 39 . Ayetinde
İşte o gün ne insana, ne cine günahı sorulmayacak.

Rahmân Sûresinin 56 . Ayetinde
Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.

Rahmân Sûresinin 74 . Ayetinde
Onlara, eşlerinden önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.

72 - CİN SÛRESİ
Mekke döneminde inmiştir. 28 âyettir. Ağırlıklı olarak cinlerden bahsettiği için “Cin sûresi” adını almıştır. Sûrede ayrıca tevhit, peygamberlik ve öldükten sonra
dirilmek gibi meseleler konu edilmektedir

Cin Sûresinin 1,2 . Ayetinde
(Ey Muhammed!) De ki: “Bana cinlerden bir topluluğun (Kur’an’ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: “Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur’an dinledik
de ona inandık. Artık Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız.”

Cin Sûresinin 5 . Ayetinde
“Şüphesiz biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk.”

Cin Sûresinin 6 . Ayetinde
“Doğrusu insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınırlardı da, cinler onların taşkınlıklarını artırırlardı.”

Cin Sûresinin 19 . Ayetinde
“Allah’ın kulu (Muhammed), O’na ibadet etmek için kalktığında cinler nerede ise (Kur’an’ı dinlemek için kalabalıktan) onun etrafında birbirlerine geçiyorlardı.”

Nâs(*) Sûresinin 1,2,3,4,5,6 . Ayetinde
De ki: “Cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların Melik’ine, insanların İlah’ına sığınırım.”




Hristiyanlık’ta cin:
Arapça cin, Eski Yunanca daimon. Eski Yunancadaki kullanılan şekliyle daimon sözcüğü, putperestlerin taptıkları tanrılar için kullanılırdı. Buna göre “demon” (daimon) sözcüğü “tanrı” anlamına gelir. Kitabı Mukaddes cinleri “günah işlemiş melekler” olarak, Şeytan’ın “melekleri” olarak adlandırır. Bununla, onların Şeytan’ın yönetimi altına girdiklerini anlatır. Hristiyanlık’a göre Şeytan’ın isyanından sonra bazı melekler, Nuh tufanı öncesinde, gökteki görevlerini bırakarak yeryüzüne geldiler. Onlar bunu, Şeytan’ı desteklemek amacıyla yapmadılarsa da sonunda onun tarafına geçmiş oldular. Bunlar erkek şeklinde maddeleşerek kadınlarla yaşamaya başladılar. Tufan esnasında, boğulmadılar, maddeleşmiş bedenlerini ruha çevirerek göğe döndüler ve alçaltılmış bir durumda bırakıldılar. Artık maddeleşemeseler de hâlâ insanlara cinsel yönden yaklaşmaya devam ederler. Ayrıca bunu sadece erkek olarak değil aynı zamanda kadın şeklinde de yapmaya çalışırlar.

Hristiyanlık dinine göre bir cin, hatta birçok cin bir kişinin içine girebilir. Bu cinler içine girdikleri kişinin içinden çıkarılabilirler; Hristiyanlık’ta cin çıkarma olgusu mevcuttur.

Cinlerin faaliyetleri Hristiyanlığa göre üç ana grupta özetlenebilir; insanlara cinsel yaklaşımları (seks), sahte tapınmayı desteklemeleri (dinsel) ve insanlara eziyet etmeleri (sadizm-şiddet). Kutsal Metin insanları falcılık, büyücülük, ruh çağırma, sihirbazlık, ölülerden medet umarak onlara yaklaşmak gibi cinlerle ilgili faaliyetlere karışmak konusunda uyarır. Cinlerin üstün yetenekleriyle insanların beyinlerini etkileme güçleri olduğuna inanılır. Cinlerin rüyaları kendi mesajlarını vermek amacıyla kullanabileceğine inanılır.

Hristiyanlık inancında cinler kudretli varlıklardır, insanları aldatırlar ve bazı insanları medyum-aracı olarak kullanırlar. Buna göre bu medyumun söyledikleri doğru olabilir, eğer bu cinler medyuma doğruyu söylüyorlarsa. Zira, Kitabı Mukaddes cinlerin iblis (iblis = şeytan) gibi yalan söylediklerini belirtir. Ayrıca insanlara zarar verebilirler, bu nedenle Kutsal Metin onlarla ilgili şeylerden, ruhçuluğun her türünden uzak durulması gerektiğini söyler.

________________________________________________________________________________________________________________________
Eğer yaşlılar canına kıymaya başladıysa,kent de;can çekişiyor demektir.
Online Durumlar   

Etiketler: DEMON